Gidebilirsin artık Hem de tüm palamarları koparıp limandan Ben sana bir lahza imişim zamandan Yüreğim yosunlardan çıkamaz artık Oysa neler düşünmüşüm o lahza içinde Şimdi bir evren de...
Şimdi gidebilirsin sevgili Kalbim huzuru gülşeni İhtiyatta buldu Kan dökmüyorum artık sevmekten Aldırdım sevda dikişlerimi Hayata duru Ve durdurulamazım artık belki de bir çiğ düşünü bir yağmur sandık Şimdi gidebilirsin güzelim Yüreğim...
O na İnce pembe iplikten çehrenin Ve yıldızların ardında kalan ne Yalnızlıktan mı tüm sıkıntılar Yoksa en büyük yalnızlık mı sıkılmak Aynı yüreğin çıkmaz sokaklarında kaybolmak Aşklar mı yoksa Eskisine ihtilal...
Serin bir rüzgâr önce Sonra dalgalı saçların yüzünce... Güzelliğin bir gül gibi nadide Ve gözlerimde özgürce... Seni sırretmek günahlarım kadar kolaydı Sana bir günah gibi tövbe etmek mümkün...
bir büyülü kız sevdim ince pembe iplikten dudaklar ve gümüşten bir geceydi ay düşmüşcesine mavi denize sanki Tanrı dan bir hediyeydi
olmuyor yerine gül diktiğim çorak yanlızlıkta kurumak olmuyor çukurlaşan ayrılığa sığdırdığım beyaz sayfaları yırtmak olmuyor her kurşuni dokunuşta portreden selüetine kavuşmak olmuyor gülüm her defasında bin kere düşüp güzelliğine aynı çukurda kalmak olmuyor gülüm olmuyor sevdasız yüreğine yama...
Gözün sızlar nur olur. Kalbe değer taş olur. Belki bir damla yaş olur, Sevi rüzgarının estiği yerde. Canan yürekte bahar olur. Belki bir gün yar olur. Belki unutulur ar olur. Pervanenin...
İnancım kalmadı sevdaya da. Boşluğa düşen gül gibi karanlıkta. Gönül bu acı gülümsemeyle kaldı, Bulup bulup yitirdiğim rüyada. Tahtası kalemin artık tutulmaz oldu. Beyaz mendiller kandan sıkılmaz oldu. Atladığım felsefelerde...
Dökülür saçların güzelliğin üstüne, Tel tel düşer saçların gözlerin üstüne. "Ben gül koklayamam senin üstüne" sende vazgeçilmezlikler var sevdiğim. Bir yaradır sevdalım üstüne. Ezilmezmi mi örfler sevda üstüne? Bir ben...
dün yine konuşurken başbaşa koynunda gönlümün, tüm gecelerce tartışıp düşündüğümün, bir hiç olduğunu anlamakla beraber, haydi tut ellerimi be birader. biz de açalım genç göğsümüzü ufka. kanımızda dolaşan bu hınzır...
Sen, yalnızlığımın küçük sürülmemiş tarlasıydın. ağzına kadar deniz. sen ayrılıklarıma nüfuz eden şairliğimin tanrsıydın. karşımda deli maviliğin derinleştikçe derinleşir, giden her sevgilinin elleri yeniden birleşir. hep yalnız iner,...
o genç bir kadındı kokladığım güllerden bağıydı sarıldım sırılsıklam saçlarına, yasladım gönlümü yamaçlarına. gönlüm her türlü kamçılarına göğsünü gere gere direndi. sevda imkansızlıkla bilendi. seslendi defalarca uzaklara, seslendi savrulan rüzgarlara. bindi...
sanma ki bu tende bu can kalmaz da seni unuturum. sanma ki bir ölüm gibi ayrılığı yutkunurum. ...